Ana Sayfa » Eminem - River Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri) ft. Ed Sheeran

Eminem - River Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri) ft. Ed Sheeran



Eminem ve Ed Sheeran'ın yeni şarkısı River İngilizce Şarkı sözleri ve Türkçe çevirisi ile karşınızda.


River
Nehir
DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I've been a liar, been a thief
Ben bir yalancıydım, hırsızdım
Been a lover, been a cheat
Bir aşıktım, bir hileci
All my sins need holy water, feel it washin' over me
Bütün günahlarımın kutsal suya ihtiyacı var, beni yıkadıklarını hissediyorum
Oh, little one, I don't want to admit to something
Oh, ufaklık, bir şeyi kabul etmek istemiyorum
If all it's gonna cause is pain
Bütün bunlar acıya sebep olacaksa
Truth in my lies right now are falling like the rain
Yalanlarımdaki gerçek şu anda yağmur gibi düşüyor
So let the river run
Öyleyse nehrin koşmasına izin ver

He's coming home with his neck scratched to catch flack
Boynu çizilmiş halde eve geliyor, eleştiriye uğramak için
Sweat jackets and dress slacks, mismatch
Ceketler ve pantolonlar, birbirine uyumsuz
On his breast jacket’s a sex addict
Nefesindeki alkol kokusuna bağımlı
And she just wants to exact revenge and get back
Ve o sadece intikamını almak ve geri dönmek istiyor
It's a chess match, she's on his back like a jetpack
Bu bir santranç maçı, Jet Paketi gibi onun sırtında
She's kept track of all his internet chats
Tüm internet sohbetlerini takip etti
And guess who just so happens to be moving on to the next?
Ve tahmin et kim sadece bir sonraki adıma geçiyor
Actually, just shit on my last chick and she has what my ex lacks
Aslında son kadınımı terk ettim ve o benim eskiden eksikliğimdi
'Cause she loves danger, psychopath
Çünkü o tehlikeyi sever, psikopat karı
And you don't fuck with no man's girl, even I know that
Ve hiçbir erkeğin kızına bulaşmamalısın, ben bile bunu biliyorum
But she's devised some plan to stab him in the back
Fakat o onu arkasından bıçaklamak için bazı planlar yaptı
Knife in hand, says the relationship's hanging by a strand
Elindeki bıçakla, ilişkinin bir iplikle asılı durduğunu söylüyor
So she's been on the web lately
Yani son zamanlarda bir ağın üzerindeydi
Says maybe she'll be my Gwen Stacy, to spite her man
Benim Gwen Stacy'im olabileceğini söylüyor, benimde onun Spider-Man'i
And I know she's using me to try to play him, I don't care
Ve onu oynamaya çalışmak için beni kullandığını biliyorum, umurumda değil
Hi Suzanne, but I shoulda' said "Bye Suzanne" after the first night, but tonight I am
Merhaba Suzanne, Oysa ilk geceden sonra hoşçakal Susanne demiştim, ama bu gece ben

I've been a liar, been a thief
Ben bir yalancıydım, hırsızdım
Been a lover, been a cheat
Bir aşıktım, bir hileci
All my sins need holy water, feel it washin' over me
Bütün günahlarımın kutsal suya ihtiyacı var, beni yıkadıklarını hissediyorum
Oh, little one, I don't want to admit to something
Oh, ufaklık, bir şeyi kabul etmek istemiyorum
If all it's gonna cause is pain
Bütün bunlar acıya sebep olacaksa
Truth in my lies right now are falling like the rain
Yalanlarımdaki gerçek şu anda yağmur gibi düşüyor
So let the river run
Öyleyse nehrin koşmasına izin ver

One night stand turned into night stayin’
Tek gecelik ilişkiyken, devam eden ilişkiye dönüştü
He was calling so might scram, now we hug tight and
Çekip gitmek zor olabilir diye arıyordu, şimdi sıkıca sarıldık ve
He found out, now she feels deserted and used
Olayı çözdü, şimdi kendini terk edilmiş ve kullanılmış gibi hissediyor
'Cause he left, so what? He did it first to her too
Gitmesine neden oldu, peki ne oldu? Ona da ilk kadına yaptığını yaptı
Now how am I supposed to tell this girl that we're through?
Şimdi bu kıza bittiğini nasıl söylemem gerekiyor?
It's hard to find the words, I'm aloof, nervous, ensued
Kelimeleri bulmak zor, ben ilgisiz biriyim, gerginim
And witnessed you hurt but what you deserve is the truth
Ve acına tanıklık ettim, ama gerçeği hak ediyorsun
Don't take it personal, I just can't say this in person to you
Kişisel algılama, sadece bunu sana şahsen söyleyemem
So I revert to the studio like Hole In The Wall diners
Bu yüzden stüdyoyu ucuz bir yemek dükkanına çevirdim
Don't have to be reserved in a booth
Bir kabin içinde saklanmak zorunda değilsin
I just feel like the person who I'm turnin' into is
Dönüştüğüm kişinin geri dönüşü olmayan biri gibi olduğunu hissediyorum
Irreversible, I preyed on you like it's church at the pew
Kilise sırasındaki insanlar gibi sana dua ettim
And now that I got you I don't want you
Ve şimdi sana sahip olduğum için seni istemiyorum
Took advantage of my thirst to pursue
Arzularımı tatmin etmek için senden faydalandım
Why do I do this dirt that I do?
Yaptığım bu kalleşliği neden mi yaptım?
Get on my soapbox and preach, my sermon in speech
Sokak kürsüsünün üzerine çık ve anlat, söylerim ve öğütlerim
Detergent and bleach is burned in the womb
Deterjan ve ağırıtıcı yarayı yakıyor
'Cause now with her in the womb, we can't bring her in this world, 
Çünkü şu anda rahminin içinde, onu bu dünyaya getiremiyoruz
Shoulda' knew to use protection 'fore I bit into your forbidden fruit
İlişkiye girmeden önce korunmam gerektiğini bilseydim
Fuck!
s*ktir

I've been a liar, been a thief
Ben bir yalancıydım, hırsızdım
Been a lover, been a cheat
Bir aşıktım, bir hileci
All my sins need holy water, feel it washin' over me
Bütün günahlarımın kutsal suya ihtiyacı var, beni yıkadıklarını hissediyorum
Oh, little one, I don't want to admit to something
Oh, ufaklık, bir şeyi kabul etmek istemiyorum
If all it's gonna cause is pain
Bütün bunlar acıya sebep olacaksa
Truth in my lies right now are falling like the rain
Yalanlarımdaki gerçek şu anda yağmur gibi düşüyor
So let the river run
Öyleyse nehrin koşmasına izin ver

My name's (ooh), my name's (ooh)
İsmim (ahh) ismim (ahh)
Denver (ooh), river run
Denver (ahh) akan nehir
Call me (ooh), call me (ooh)
Söyle bana (ahh) söyle bana (ahh)
River (ooh), we'll let the river run
Nehir (ahh), Nehrin akmasına izin vereceğiz

Always the bride's maid, never "The bride, hey!"
Daimi nedime, asla '' Gelin '' değil
Fuck can I say? If life was a highway
Ne sikim diyebilirim ki? Eğer hayat bir otoban olsaydı
The seat was an enclave I’d be swerving in five lanes
Koltuk yerleşim bölgesi olurdu, bense beş şerit halinde ilerlerdim
Speeds at a high rate, like I'm sliding on ice maybe
Yüksek hızda süratlanırdım, buzda kayar gibi, belki de
That's what I made, that came at you sideways
Bu yüzden sana yanlamasına gelmiş olabilirim
I can't keep my lies straight, 
Yalanlarımı düzgün uyduramam
What I made, you terminate my baby
Seninle bitirmemin nedeni de bu bebeğim
This love triangle, left us in a wreck tangled
Bu aşk üçgeni bizi batırdı, arap-saçına döndü
What else can I say? It was fun for a while
Daha başka ne diyebilirim ki? Bu bir süre boyunca eğlenceliydi
Bet I really would’ve loved your smile
Bahse girerim ki gülümsemeni isterdim
Didn't really wanna abort, but fuck it, 
Çocuğu düşürmeni gerçekten istememiştim ama siktir et
what's one more lie to tell an unborn child?
Doğmamış bir çocuğa söylemek için bir yalandan daha fazla ne olabilir ki?

I've been a liar, been a thief
Ben bir yalancıydım, hırsızdım
Been a lover, been a cheat
Bir aşıktım, bir hileci
All my sins need holy water, feel it washin' over me
Bütün günahlarımın kutsal suya ihtiyacı var, beni yıkadıklarını hissediyorum
Oh, little one, I don't want to admit to something
Oh, ufaklık, bir şeyi kabul etmek istemiyorum
If all it's gonna cause is pain
Bütün bunlar acıya sebep olacaksa
Truth in my lies right now are falling like the rain
Yalanlarımdaki gerçek şu anda yağmur gibi düşüyor
So let the river run
Öyleyse nehrin koşmasına izin ver

2 yorum:

  1. Bir daha kine çeviriyi paylaştıktan sonra kimin çevirdiğinizi de yazarsan, mesela benim çevirdiğim çeviriyse özellikle :)

    YanıtlaSil
  2. Ahahahahh, haklısın. Güzel çeviri bu arada ��������

    YanıtlaSil